Balıkesir Üniversitesi
Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı
Yerel kapak resmi
Yerel kapak resmi

Tuncay terzihanesi / Sunay Akın.

Yazar: Dil: Türkçe Yayıncı: İstanbul : Çınar, 2007Telif hakkı tarihi:©2007Tanım: 183 pages ; 21 cmİçerik türü:
  • text
Ortam türü:
  • unmediated
Taşıyıcı türü:
  • volume
ISBN:
  • 9789753482189
Konu(lar): LOC sınıflandırması:
  • PL248.A376 T86 2007
Özet: İlkokul birinci sınıfta okuyan çocuk, okuldan çıkar çıkmaz çırak olarak çalıştığı dükkâna gidiyor, yerleri siliyor, ustasına çay dolduruyordu... Gece geç dönüyordu evine. Avluya açılan bir kapı bir şato kapısından farksızdı. Çocuk, ayak parmaklarının ucuna kalkıp mandala uzansa da dilini aşağıya çekecek güç cılız kollarında yoktu... Yorgun çırak, kapının eşiğine oturuyor ve sokaktan kendisine yardım edecek bir gece bekçisinin ya da sarhoşun geçmesini bekliyordu... Zaman makinesı icat edilse ve bana tarihte yalnızca bir güne gitme hakkı verilse hiç düşünmeden o çocuğun önünden geçmek isterdim. Beni görünce sevinecek ve şunları söyleyecektir. "Abi ben terzi çırağıyım. Ustam işten geç bıraktı... Gücüm yetmiyor... Şu kapının mandalını açsana! ." Gülümserdim... Saçlarını okşardım, diyeceğim ama başında mutlaka 5 numara traş vardır! . Açardım kapıyı... O da "Sağ ol abi" der ve yorgun bedeniyle avlunun karanlığında kaybolurdu gözden... Ben de derdim ki ardından: "Sen sağ ol baba! . Hayatta bana açtığın tüm kapılar için sen sağ ol! ." Arka Kapak'tan
Bu kütüphanenin etiketleri: Kütüphanedeki eser adı için etiket yok. Etiket eklemek için oturumu açın.
Yıldız derecelendirmeleri
    Ortalama puan: 0.0 (0 oy)
Mevcut
Materyal türü Ana kütüphane Koleksiyon Yer numarası Durum İade tarihi Barkod Materyal Ayırtmaları
Kitap Kitap Mehmet Akif Ersoy Merkez Kütüphanesi Genel Koleksiyon Fiction PL248.A376 T86 2007 (Rafa gözat(Aşağıda açılır)) Kullanılabilir 021993
Toplam ayırtılanlar: 0

İlkokul birinci sınıfta okuyan çocuk, okuldan çıkar çıkmaz çırak olarak çalıştığı dükkâna gidiyor, yerleri siliyor, ustasına çay dolduruyordu... Gece geç dönüyordu evine. Avluya açılan bir kapı bir şato kapısından farksızdı. Çocuk, ayak parmaklarının ucuna kalkıp mandala uzansa da dilini aşağıya çekecek güç cılız kollarında yoktu... Yorgun çırak, kapının eşiğine oturuyor ve sokaktan kendisine yardım edecek bir gece bekçisinin ya da sarhoşun geçmesini bekliyordu... Zaman makinesı icat edilse ve bana tarihte yalnızca bir güne gitme hakkı verilse hiç düşünmeden o çocuğun önünden geçmek isterdim. Beni görünce sevinecek ve şunları söyleyecektir. "Abi ben terzi çırağıyım. Ustam işten geç bıraktı... Gücüm yetmiyor... Şu kapının mandalını açsana! ." Gülümserdim... Saçlarını okşardım, diyeceğim ama başında mutlaka 5 numara traş vardır! . Açardım kapıyı... O da "Sağ ol abi" der ve yorgun bedeniyle avlunun karanlığında kaybolurdu gözden... Ben de derdim ki ardından: "Sen sağ ol baba! . Hayatta bana açtığın tüm kapılar için sen sağ ol! ." Arka Kapak'tan

Bu materyal hakkında henüz bir yorum yapılmamış.

bir yorum göndermek için.

Resim görüntüleyicisi'nde görüntülemek için resim üzerine tıklayınız

Yerel kapak resmi
Bizi Sosyal Medyada Takip Edin