İlişkisel sosyoloji perspektifinde beden ve bedene yönelik yaklaşımlar / Dilek Gül ; tez danışmanı Doç.Dr.Mehmet Anık.
Yayın ayrıntıları:Balıkesir: Balıkesir Üniversitesi, 2017.Tanım: 164 yaprak : tablo ; 30 cmKonu(lar): LOC sınıflandırması:- Tez/ HM Gül 2017
| Materyal türü | Ana kütüphane | Koleksiyon | Yer numarası | Durum | İade tarihi | Barkod | Materyal Ayırtmaları | |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
Tez
|
Mehmet Akif Ersoy Merkez Kütüphanesi Tezler Bölümü | Non-fiction | Tez/ HM Gul 2017 (Rafa gözat(Aşağıda açılır)) | Ödünç Verilmez | 043827 |
Tez (Yük)--Balıkesir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyoloji Anabilim Dalı.
Kaynakça var.
Bu çalışma kapsamında, kadın ve erkek ikiliğinin oluşturduğu bedensel yorumun yanı sıra, gündelik hayatta var olan ikiliklerin tözcü bir algı olduğu ve bu tözcü algının aşılması gerektiği, bunun için de ilişkisel bir bakış açısının gerekliliği vurgulanmaktadır. Bu çerçevede beden üzerine yapılan çalışmaların ilişkisel açıdan nasıl geliştirilebileceğine değinilerek, bedenin ilişkili olduğu alanlar üzerinde durulmaktadır. Tezin ilk bölümünde ilişkisel sosyoloji ve tözcülük eleştirisi kapsamında ilişki terimi üzerinde durulmaktadır. Bu doğrultuda ikiliklerin oluşturduğu eşitsizliklerin kökenleri üzerinde durularak, C. Tilly'in eşitsizlik ve ilişkisellik değerlendirmelerine yer verilmektedir. Ayrıca bu konudaki literatürde en önemli ikiliklerden biri olan yapı-fail ikiliği, M. Archer ve D. Harvey ekseninde ele alınmaktadır. Tezin ikinci bölümünde, bedenin tarihsel gelişiminin yanı sıra bedenin emek ve tüketim ile olan ilişkisi üzerinde durulmaktadır. Kadın bedeni ve özgürleşme üzerinde duran Helene Cixous, Julia Kristeva ve Luce İrigaray'ın kadın, beden ve yazı ile olan düşünceleri ele alınmaktadır. Son bölümde ise beden ve ilişkisel sosyoloji ekseninde; bedene ilişkin söylemin yapı sökümüne uğratılabileceği dair Derrida’nın yaklaşımı, Foucault'un normallik algısı üzerinden şekillenen bedensel yorumu ve Deleuze-Guattari'nin organsız beden kavramı üzerinde durulmaktadır. Yine Baudrillard'ın tüketim toplumu kapsamında bedenin arzu nesnesi haline gelmesi ve Bauman'ın farklılık değerlendirmeleri üzerinde durulmuş, Nobert Elias'ın figürasyonlar ve Bourdieu'nun habitus kavramı değerlendirilmiştir. Son olarak bedene yönelik bir yaklaşım bağlamında feminizm ve ilişkisel sosyoloji açısından Carol Gilligan, Nancy Chodorow ve Seyla Benhabib'in değerlendirmeleri ele alınmaktadır. Sonuç olarak beden, pek çok alanla ilişkili bir kavramdır ancak, bedenin ilişkili olduğu alanlar tözcü bir algı barındırmaktadır ve bedene yönelik ii tahakkümün oluşmasına neden olmaktadır. Bu yüzden bedenin ilişkili olduğu alanların tözcü algıdan kurtulması gerekmektedir. Böylelikle bedenin özgürleşme süreci gerçekleşecektir.
Bu materyal hakkında henüz bir yorum yapılmamış.
-baunlogo.png?alt=media&token=2b1f50b7-298a-48ee-a2b1-6fcf8e70b387)