Balıkesir Üniversitesi
Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı
Yerel kapak resmi
Yerel kapak resmi

Ontolojiyi hatırlamak ; Sosyolojide yöntem sorunu / F. Beylü Dikeçligil.

Yazar: Dil: Türkçe Seri kaydı: Çizgi Ktabevi Yayınları. Sosyoloji Divanı Kitaplığı dizisi ; ; 2.Yayıncı: Konya : Çizgi Kitapevi, 2017Tanım: 158 pages ; illustrations ; 20 cmİçerik türü:
  • text
Ortam türü:
  • unmediated
Taşıyıcı türü:
  • volume
ISBN:
  • 9786059427845
Diğer başlık:
  • Sosyolojide yöntem sorunu [Kapak başlığı]
Konu(lar): LOC sınıflandırması:
  • HM585 .D55 2017
Özet: Bu kitap, “Sosyoloji bir bilim ise, neden bilimin çoğu ilkesi sosyolojiye uygun değil?” sorusuna cevap arayışın bir ürünü olarak varlık buldu. Soru, pozitivizmden başka bir bilim modelinin olmadığı, hatta düşünülemeyeceği bir dönemde sorulmuştu. Zaman içinde sorunun sosyolojik gerçeklikte değil de pozitivist bilim anlayışında olduğunu bulmak, her şeye değerdi. Ancak pozitivizmin sosyal bilimlere, özellikle teori ve yöntem konusunda, bilimsel düşünme disiplini kazandırdığı gerçeğini de görmezden gelemeyiz. Kitaptaki makaleler Türkiye sosyolojisinde pozitivist dayatmanın sınırlarını zorlamak için uzun soluklu bir arayışın ürünleri olarak, zaman içinde ortaya çıktı. Sorun, bu dayatmanın siyasal ve ideolojik nitelikte olmasıdır. Sosyal bilimcilerin büyük bir ekseriyeti, Batı modelinde olduğu üzere, inceledikleri gerçekliğin doğasına yönelik ana soruyu sormaktan çekindi; hatta verilecek olan cevabın bilim yapmak için zorunlu olan bir başlangıcı hazırladığından habersiz kalmaya devam etti. Sıkı-surveyci anlayış, bağımsız-bağımlı değişkene sıkışıp kaldı; bu kıskaçtan kurtulmak isteyenler ise post-modernizmin tozu dumanı içinde kayboldular. Bizi varlığın doğasına dair bir temel öncüle götürecek olan ontolojiyi unutmak, aslında bilimsel bilginin ne olduğu ve bu bilgiye nasıl ulaşılacağını unutmaktır. Zira bilimsel bilginin ne olduğu ve bu bilgiye nasıl ulaşılacağını belirleyen hareket noktası, incelenmekte olanın ‘ne’ olduğunun cevabıdır. Şüphesiz birden fazla ontolojik öncül söz konusudur ve farklı öncüller olacaktır. Mesele, sosyal bilimcilerin cesaretle kendi varlık tasavvurlarını keşfetmeye çalışmalarıdır. Yeni bir sosyoloji için “ontolojiyi hatırlamak” zorundayız. (Tanıtım Bülteninden)
Bu kütüphanenin etiketleri: Kütüphanedeki eser adı için etiket yok. Etiket eklemek için oturumu açın.
Yıldız derecelendirmeleri
    Ortalama puan: 0.0 (0 oy)
Mevcut
Materyal türü Ana kütüphane Koleksiyon Yer numarası Kopya numarası Durum İade tarihi Barkod Materyal Ayırtmaları
Kitap Kitap Mehmet Akif Ersoy Merkez Kütüphanesi Genel Koleksiyon Non-fiction HM585 .D55 2017 (Rafa gözat(Aşağıda açılır)) k.1 Kullanılabilir 044501
Kitap Kitap Mehmet Akif Ersoy Merkez Kütüphanesi Genel Koleksiyon Non-fiction HM585 .D55 2017 (Rafa gözat(Aşağıda açılır)) Kullanılabilir 044500
Toplam ayırtılanlar: 0

Includes bibliographical references.

Bu kitap, “Sosyoloji bir bilim ise, neden bilimin çoğu ilkesi sosyolojiye uygun değil?” sorusuna cevap arayışın bir ürünü olarak varlık buldu. Soru, pozitivizmden başka bir bilim modelinin olmadığı, hatta düşünülemeyeceği bir dönemde sorulmuştu. Zaman içinde sorunun sosyolojik gerçeklikte değil de pozitivist bilim anlayışında olduğunu bulmak, her şeye değerdi. Ancak pozitivizmin sosyal bilimlere, özellikle teori ve yöntem konusunda, bilimsel düşünme disiplini kazandırdığı gerçeğini de görmezden gelemeyiz. Kitaptaki makaleler Türkiye sosyolojisinde pozitivist dayatmanın sınırlarını zorlamak için uzun soluklu bir arayışın ürünleri olarak, zaman içinde ortaya çıktı. Sorun, bu dayatmanın siyasal ve ideolojik nitelikte olmasıdır. Sosyal bilimcilerin büyük bir ekseriyeti, Batı modelinde olduğu üzere, inceledikleri gerçekliğin doğasına yönelik ana soruyu sormaktan çekindi; hatta verilecek olan cevabın bilim yapmak için zorunlu olan bir başlangıcı hazırladığından habersiz kalmaya devam etti. Sıkı-surveyci anlayış, bağımsız-bağımlı değişkene sıkışıp kaldı; bu kıskaçtan kurtulmak isteyenler ise post-modernizmin tozu dumanı içinde kayboldular. Bizi varlığın doğasına dair bir temel öncüle götürecek olan ontolojiyi unutmak, aslında bilimsel bilginin ne olduğu ve bu bilgiye nasıl ulaşılacağını unutmaktır. Zira bilimsel bilginin ne olduğu ve bu bilgiye nasıl ulaşılacağını belirleyen hareket noktası, incelenmekte olanın ‘ne’ olduğunun cevabıdır. Şüphesiz birden fazla ontolojik öncül söz konusudur ve farklı öncüller olacaktır. Mesele, sosyal bilimcilerin cesaretle kendi varlık tasavvurlarını keşfetmeye çalışmalarıdır. Yeni bir sosyoloji için “ontolojiyi hatırlamak” zorundayız. (Tanıtım Bülteninden)

Bu materyal hakkında henüz bir yorum yapılmamış.

bir yorum göndermek için.

Resim görüntüleyicisi'nde görüntülemek için resim üzerine tıklayınız

Yerel kapak resmi
Bizi Sosyal Medyada Takip Edin