Balıkesir Üniversitesi
Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı

Zer : "o bana hissetmeyi öğretti" : roman / Adem Göksügür.

Yazar: Yayıncı: İstanbul: Kahraman Yayınları, 2016Tanım: 286 pages ; 21 cmİçerik türü:
  • text
Ortam türü:
  • unmediated
Taşıyıcı türü:
  • volume
ISBN:
  • 9786055284800
Konu(lar): LOC sınıflandırması:
  • PL248.G65784 Z47 2016
Özet: “Zer” tohum demektir, dirilişin fikir lügatindeki karşılığı. Varoluşun bütün şifrelerini bulabilirsiniz tohumda. Tonlarca odunun, yaprağın ve meyvenin saklı olduğunu, yeni tohumların listesini, nereye ekilip hangi iklimlere lezzet vereceğini, büyük patlamanın sıkıştırılmış şifrelerini ve bütün bunların gizli kaderini bulacaksınız küçücük bir incir çekirdeğinde. “Tin” incirdir, “tıynet” ise o tohumda gizli hazine. Bir defineci hassasiyetiyle o minik, kuru ve ölü tohumda hazine arayacaksınız, kazmanız küreğiniz tefekkür olacak. Kazmayı her vurduğunuzda, baharda zuhur edecek diriliş, sessizliğin sesi olacak, duyacaksınız. O küçük tohum size hissetmeyi öğretecek, yeter ki onu iki parmağınız arasına alıp hafifçe yuvarlayın, kulağınıza yaklaştırıp fırtına öncesi sessizliği iliklerinizde hissedin. Kapatın gözlerinizi ve bırakın önce düşsün kara toprağa. Sonra kıyamet kopsun onun için, sessiz ve ölü bir uykudan uyanacağı zamanı beklesin. Gök gürültüsü kapısını çalsın, rüzgâr kapı aralığından üflesin derin uykudaki yüzüne, hala uyanmadıysa yağmur yüzünün ortasına bir tas su döksün. Gözlerini aralayıp hafifçe doğrulsun tohum, elinin tersiyle gözündeki çapakları silsin ve silkinsin. Zer dirilişin adı olsun, sayısız zerlere gebe olsun bu elinizdeki “Zer”. Ebu Zerr olsun, babası olsun Zer’lerin. Ebu Zerr yalnız bir adamdı zahirde. Ama yalnızlık perdesini araladığınızda ilahi temaşanın mütebessim yüzünü bulacaksınız bu romanın satır aralarında. Bazen fırtınalı bir okyanusta uçsuz bucaksız ufuklara kulaç atacak, bazen ıssız çöllerde kar taneleri yağacak kuruyan dudaklarınıza. Burak yoldaşınız olacak bazen, uruç edip gökyüzünde deveran edeceksiniz. Yıldızları avuçlayacak ve derin uykunuzun kısa rüyalarına dökeceksiniz onları. Tatlı zannettiğiniz kâbuslardan uyanacak, gerçeklerle yüz yüze gelip, ölümü öldüreceksiniz. --[Arka kapaktan]
Bu kütüphanenin etiketleri: Kütüphanedeki eser adı için etiket yok. Etiket eklemek için oturumu açın.
Yıldız derecelendirmeleri
    Ortalama puan: 0.0 (0 oy)
Mevcut
Materyal türü Ana kütüphane Koleksiyon Yer numarası Durum İade tarihi Barkod Materyal Ayırtmaları
Kitap Kitap Mehmet Akif Ersoy Merkez Kütüphanesi Genel Koleksiyon Fiction PL248.G65784 Z47 2016 (Rafa gözat(Aşağıda açılır)) Kullanılabilir 046140
Kitap Kitap Mehmet Akif Ersoy Merkez Kütüphanesi Sipariş edildi.
Kitap Kitap Mehmet Akif Ersoy Merkez Kütüphanesi Sipariş edildi.
Toplam ayırtılanlar: 0

“Zer” tohum demektir, dirilişin fikir lügatindeki karşılığı. Varoluşun bütün şifrelerini bulabilirsiniz tohumda. Tonlarca odunun, yaprağın ve meyvenin saklı olduğunu, yeni tohumların listesini, nereye ekilip hangi iklimlere lezzet vereceğini, büyük patlamanın sıkıştırılmış şifrelerini ve bütün bunların gizli kaderini bulacaksınız küçücük bir incir çekirdeğinde. “Tin” incirdir, “tıynet” ise o tohumda gizli hazine. Bir defineci hassasiyetiyle o minik, kuru ve ölü tohumda hazine arayacaksınız, kazmanız küreğiniz tefekkür olacak. Kazmayı her vurduğunuzda, baharda zuhur edecek diriliş, sessizliğin sesi olacak, duyacaksınız. O küçük tohum size hissetmeyi öğretecek, yeter ki onu iki parmağınız arasına alıp hafifçe yuvarlayın, kulağınıza yaklaştırıp fırtına öncesi sessizliği iliklerinizde hissedin. Kapatın gözlerinizi ve bırakın önce düşsün kara toprağa. Sonra kıyamet kopsun onun için, sessiz ve ölü bir uykudan uyanacağı zamanı beklesin. Gök gürültüsü kapısını çalsın, rüzgâr kapı aralığından üflesin derin uykudaki yüzüne, hala uyanmadıysa yağmur yüzünün ortasına bir tas su döksün. Gözlerini aralayıp hafifçe doğrulsun tohum, elinin tersiyle gözündeki çapakları silsin ve silkinsin. Zer dirilişin adı olsun, sayısız zerlere gebe olsun bu elinizdeki “Zer”. Ebu Zerr olsun, babası olsun Zer’lerin. Ebu Zerr yalnız bir adamdı zahirde. Ama yalnızlık perdesini araladığınızda ilahi temaşanın mütebessim yüzünü bulacaksınız bu romanın satır aralarında. Bazen fırtınalı bir okyanusta uçsuz bucaksız ufuklara kulaç atacak, bazen ıssız çöllerde kar taneleri yağacak kuruyan dudaklarınıza. Burak yoldaşınız olacak bazen, uruç edip gökyüzünde deveran edeceksiniz. Yıldızları avuçlayacak ve derin uykunuzun kısa rüyalarına dökeceksiniz onları. Tatlı zannettiğiniz kâbuslardan uyanacak, gerçeklerle yüz yüze gelip, ölümü öldüreceksiniz. --[Arka kapaktan]

Bu materyal hakkında henüz bir yorum yapılmamış.

bir yorum göndermek için.
Bizi Sosyal Medyada Takip Edin