TY - BOOK AU - Oruç,Etem TI - Ege’de Börklüce ve Bedreddin T2 - Berfin Yayınları SN - 9786054399581 AV - DR497 .O78 2017 PY - 2017/// CY - İstanbul PB - Berfin Yayınları KW - Börklüce Mustafa, KW - Bedreddin, KW - Turkey KW - Biography KW - 14th century N1 - İÇİNDEKİLER; Giriş: Dogmalarla Savaşanlar 7; Bir Kitabın Peşinde: Tavîr’ül Kulûb 15; Tasvirli’1-Kulûb/ Burhan Hoca Oğlu Mustafa 17; 1. Bölüm: Yaratılışın Hikmeti Hakkında 18; Varlığın Esaslarını Anlatmak Hakkında 19; İlimlerin Kaç Çeşit Olduğu 21; 2. Bölüm: Zulümât-ı Hicâbiyye ve Hicâb-ı Nûraniye 21; Halvetin Şartlan ve Onlann Sayısı 22; 3. Bölüm: Semâ ve Âşıkların Vecdi 22; Bedreddin’in Müridi Börklüce Mustafa 33; Börklüce Mustafa ya da Dede Sultan 37; Bedreddin-Börklüce ve Tire 50; Bedreddin Soyu ve Tire-Eğridere Köyü 56; Ahilik Kültürü ve Şeyh Bedreddin 60; Torlaklar 63; Sinan Kahyaoğlu’nun Kaleminden Torlaklar 63; Bayezid Paşa ve Cüneyt Bey 67; Dedeler, Babalar ve Beyler 70; Kazovası Savaşı 73; Kanlı Bölge Adlan 75; Lamartine ve “Türk Tarihi” 79; Üç Din de Eşit İlan Edildi 81; Yandaşlan Yok Edildi 82; Şeyh Bedreddin’in Anadolu’ya Dönüşü 85; îsyan Örgütleniyor 88; Börklüce’yi Etkileyen Unsurlar 94; Tahtacılar ve Tahta Kılıç Simgesi 96; Işık İnsanları 100; Dede ve Dedelik Kurumu 105; Cahit Tanyol ’un Görüşü 107; Sankız Efsanesi ve Kökeni 112; Anadolu Hümanizmi ve Yunus Emre (1245-1325) 119; Börklüce Mustafa Belgeseli 127; Börklüce Mustafa Sempozyumu 130; Börklüce Destanı 135; Börklüce’den Sonra Ege 154; Sonsöz: Osmanlı Hayranlarına! 156; Kaynakça 160; Etem Oruç/Özgeçmiş 162 N2 - Ege’nin dağları, Osmanlı’nın başını kestiği yiğitlerin yattığı gömütlerin başlarına dikilen kesik taşlarla doludur. Yöre halkı, “Kesikbaşlar Mezarlığı” diyor buralara. Şeyh Bedreddin ve Börklüce Mustafa’nın katledilişinden 600 yıl sonra konferanslar, sempozyumlar düzenleniyor ve haklarında destanlar, kitaplar yazılıyorsa; onların kurulu düzene başkaldırısının da yeniden incelenip sorgulanması gerekir. “Öyle bilgiler vardır ki belli olgunluk düzeyine gelmemiş insanlara bu bilgileri anlatmak yarardan çok zarar verir...” ve “Yârin yanağından gayrı her şey ortak olacak” deyişlerinde gizli, derin anlamlar vardır. Yüzyıllardan bu yana süregelen bu savaş, dogma ile aklın, karanlıkla aydınlığın, sömürenle sömürülenin savaşıdır. Başkaldıran adam, canını feda etmeyi göze alandır. Acılarla karşı karşıya kalan yiğit, halkın gözünde kahramandır. Mum olup karanlıkları aydınlatmak, düşünüp sorgulayarak yeni güneşler yaratmak zor; lambayı kırıp ortalığı karartmak, dogmatik kör inançlar peşinden gitmekse kolaydır. Başkentleri Apasa-Selçuk olan Işık İnsanları Luvilerin; Kibele, Artemis gibi kadın tanrıçaların yaşadığı Anadolu toprağında şöyle bir deyiş vardır: “Anadolu’da önce kadınlar uyanır, sonra güneş doğar; çünkü güneşi kadınlar doğurur.” Kadının üretken ve etkin olmadığı hiçbir yer aydınlanmaz. Işık İnsanları Luvilerin kadın Tanrıçası Artemis’tir. Bu tanrıçanın simgesi balarısıdır ve balarısı, anaerkil düzeni sürdürür. Şeyh Bedreddin ve Börklüce Mustafa’nın kurmak istediği eşitlikçi düzenin temelinde de kadın-erkek eşitliği vardır. Karaburun İsyanı’ndan sonra iki bin müridi ile beraber Selçuk’a getirilen Börklüce Mustafa, bir devenin üstünde çarmıha gerilir. İki bin müridi, “İriş Dede Sultan!” diyerek gözlerini kırpmadan ölüme giderler... Anadolu’nun en aydın kenti Aydın ellerinde ışıldayan Börklüce Mustafa’nın ışıklı gözlerinin Selçuk’ta söndürülmeye çalışılması tesadüf müdür? Unutulmasın: Uçurtmayı yükselten rüzgâr değil onun direnme gücüdür! ER -