Vazgeçemediklerinin toplamıdır insan : yas, melankoli, depresyon / Erdoğan Özmen.
Seri kaydı: İletişim Yayınları ; 2448. | İletişim Yayınları. Politika dizisi ; ; 158.Yayıncı: İstanbul : İletişim Yayınları, 2021Baskı: 3. Baskı 2021, İstanbulTanım: 263 pages ; 20 cmİçerik türü:- text
- unmediated
- volume
- 9789750521614
- BF482 .O96 2021
| Materyal türü | Ana kütüphane | Koleksiyon | Yer numarası | Durum | İade tarihi | Barkod | Materyal Ayırtmaları | |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
Kitap
|
Mehmet Akif Ersoy Merkez Kütüphanesi Genel Koleksiyon | Non-fiction | BF482 .O96 2021 (Rafa gözat(Aşağıda açılır)) | Kullanılabilir | 067904 |
Includes bibliographical references.
İÇİNDEKİLER Sunuş Kayıp ve Yas Metinleri Başlangıçta kayıp vardı (I). Başlangıçta kayıp vardı (II). Yas emeği. Her şey gerisin geriye Sanatla karşılaşınca Dünyaya yerleştikçe Yas kardeşliği Yas bir armağandır insana . Acının sınaması Simgesel çöktüğünde Ertelenmiş keder: Hamlet. Yas. Ya Yas Ya Melankoli Melankolik Köken, Ütopya Arzusu Melankoli / Çocukluk İnsan Varlığının Temel Kurucu Zemini Olarak Melankoli ve Özdeşleşme. Postmodern/Neoliberal Zamanlar, Kayıplarımız ve Kaybın Medikalizasyonu “Kaybı ve Hüsranı Üstleniyorum”. Ölüm İki Ölüm, Profesyoneller ve Yas Tutma. “Asla Öldüremeyecekleri Şey Örgütlenmeye Devam Edecek”. İnsan Uyumsuz Varlıktır Vazgeçemediklerinin Toplamıdır İnsan. İnsan. “İnsan... Kendini Önce Başka İnsanlarda Görür ve Tanır” ya da Kimlik Üzerine. “Kişisel Onuru Mübadele Değerine Dönüştürmüş” ya da Açgözlülük ve Haset Üzerine. “İnsanlar Tarihlerini Kendileri Yaparlar...” ya da Kayıp, Yas ve Melankoli Üzerine Akıl Hastanesinden Zorunlu Göç. Hepimiz Suçluyuz Çünkü1 Suçluluktan Utanca Bellek, Travma ve Toplumsal Değişme Tarih ve Travma Üstüne Tarih ve Psikanaliz. Zaman ve Hatırlamak Üzerine Bir İktidar Pratiği Olarak Psikiyatri ve Psikoloji: Travma Örneği Yeni Istırap Biçimleri. Nedir Şu Depresyon? Depresyon Politik Bir Sorundur. Depresyon. “Zincirlerimizden Başka Kaybedecek Bir Şeyimiz Yoksa” “...Oysa Aslolan Dünyayı Değiştirmektir”. Sonsöz: Ruhlarımız “Bir Şey” Değildir
“Nereye dönse, ne yapsa vazgeçemediği ve bırakamadığı şeylerin toplamıdır insan. Onların içimizde birikmesidir varlığımızın esasını oluşturan. Kristaller halinde içimizde çökelmesi, yer etmesidir. En baştan bizi orada bekleyen, verili bir kimlikle, ‘fıtratımıza’ kayıtlı bir özle başlamayız hayata. (…) yüce bir gayretle adeta yoktan var ederek adım adım inşa ederiz kendimizi. Yaşadığımız bütün ayrılıkların, kayıpların ve hüsranların yasını tutarak, onlardan ve bozulan her ilişkiden, sevdiklerimizi inciten ve acıtan her şeyden kendimizi de sorumlu sayarak insan oluruz. Hiç terk etmeden. Her kayıpta, kaybettiğimiz kişi ya da şeyle özdeşleşerek. Onların gölgesini üstümüze düşüre düşüre kurarız benliğimizi. Varlığımızın en içinde, her birimizi vefasızlıktan ve kadir-kıymet bilmezlikten esirgeyen güçlü bir çekirdeği muhafaza ederek. (…) Teşekkür etmeyi ve minnet duymayı ta başta öğreniriz.” Travmaların üst üste geldiği, yoğun ve “kötü” duygularla hemhal olduğumuz zamanlardayız. Yas tutuyor veya daha kötüsü tutamıyor, hüzne boğuluyor, çaresizlik hissediyor, karşılaştığımız sevgisizlik ve nefret karşısında dehşete düşüyoruz. Duygular, geldiği gibi yaşanır elbette. Ama onlarla nasıl yaşayacağımız üzerine düşünmemiz gereken bir mesele. Erdoğan Özmen, duygularla aklın, duygularla politikanın iki alakasız küre olmadığını gösteriyor bu kitabında da. Başta yas ve melankoli olmak üzere, duygu durumlarımız üzerine düşünüyor. Gayet yalın, kötülük ve iyilik üzerine düşünüyor aslında. Yüzleştiği hüzne katılan bir üslupla, ama hem de tutkuyla, yaşam sevgisiyle yazılmış denemeler.
Bu materyal hakkında henüz bir yorum yapılmamış.
-baunlogo.png?alt=media&token=2b1f50b7-298a-48ee-a2b1-6fcf8e70b387)