Efraim / İbrahim Becer ; editör, Hasan Hüseyin Karabağ, Seda Darcan Çiftçi.
Dil: Türkçe Seri kaydı: Kaknüs Yayınları ; 808, 848. | Kaknüs Yayınları. Roman serisi ; ; 27, 29.Yayıncı: Üsküdar, İstanbul : Kaknüs Yayınları, 2017-2018Baskı: 1. basımTanım: 2 volumes ; 21 cmİçerik türü:- text
- unmediated
- volume
- 9789752565920
- 9789752566330
- PL248.B43 E37 2017
| Materyal türü | Ana kütüphane | Koleksiyon | Yer numarası | Durum | İade tarihi | Barkod | Materyal Ayırtmaları | |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
Kitap
|
Mehmet Akif Ersoy Merkez Kütüphanesi Genel Koleksiyon | Fiction | PL248.B43 E37 2017 (Rafa gözat(Aşağıda açılır)) | Kullanılabilir | 067544 |
"Güneydoğuda içinde medya, ekonomi, istihbarat, tetikçi ayağı bulunan son derece gizli bir teşkilat romanı"
"Kahramanların kurtaramadığı vatan, şarlatanların elinde oyuncaktır"
Efraim 1 : Doksanlı yılların ortalarında Şırnak’ta görev yapan yüksek rütbeli bir paşa tarafından, içinde medya, ekonomi, istihbarat, tetikçi ayağı da bulunan ve son derece gizli olmasına özen gösterilen bir teşkilat kurulur. Teşkilatın tek bir sloganı vardır: Baş gider gövde dağılır. Bu yapının varlığı bir süre sonra hissedilir ama kendisine ulaşılamaz. Çünkü çok sert yöntemleri olan teşkilatla uğraşmak için cesaretten de fazlası gerekmektedir. Bir gün Kuzey Irak’ta görev yapan bir Amerikan subayının elinde olması gereken bir zarf, tamamen tesadüf eseri teşkilatın eline geçer. Subay, bütün istihbarat güçlerini bu işe yönlendirir ve zarfın izini bulur ama iki sorun vardır: Çok iyi korunmuş, hakkında söylentiden öte hiçbir iz bulunmayan bir yapıyı çözmek zorundadır ve bunu da başka bir ülkenin sınırları içinde başararak, o zarfı ele geçirmelidir. Asıl ilginci de, teşkilatın bu zarfın önemi hakkında çok fazla bilgisinin olmamasıdır. Yabancı bir subayın Türk sınırları içinde, hem de Şırnak gibi bir coğrafyada bu işi yapması imkânsızdır. Yerel kaynaklara yönelmek gerektiğini anlar ve bölgede bu operasyona para veya menfaat karşılığı destek verecek olan gruplardan bir ekip oluşturarak bilmediği bir coğrafyaya adım atar. Her bakımdan birbirilerinden tamamen aykırı tipler ilk başlarda sadece çıkar için birlikte hareket ederler ama zaman geçtikçe iç hesaplaşmalar menfaatlerin de önüne geçerek şartları daha da ağırlaştırır. Asla boşuna değil bu kavga. Bu Kürdistan davası güdenler sadece gölge, onu bil istedim. Eşek, şarabı çekti mi dağa kurt aramaya çıkarmış Aslanım. Burada bir denge var ve sen o denge içinde haddini bildiğin sürece senin kılına halel gelmez. Ne zaman ki bunların ağa babalarının nasırına bastın karakolun da basılır, metropollerin de bombalanır. Ucuz malzemedir terörist; ne kendi canının ne de bir başkasının canının onun gözünde zerre kıymeti yoktur Hamzalo.
Efraim 2 : 2000’li yılların başında şehirler yepyeni bir düşmanla tanışmak üzereydi. Kendilerine “cemaat” diyen bu düşman, devleti en ağır uykusunda yakaladı ve en derinlerine sızdı. Kurumları ele geçirdiler, umutları yok ettiler, gencecik fidanları kırıp bu ülkenin öz evlatlarını itip kaktılar. Ama onlara “dur” diyecek birilerinin çağı da başlamak üzereydi. Kendilerinden daha adanmışlar, daha kıyıcılar ve en acımasızlar artık geri dönmüştü. Birkaç iyi adam, yeni bir düşman ve dağlardan şehirlere taşan bir kavganın romanı...“Acımak... Benim hakkımda hiçbir şey bilmiyorsun. Ben hayatım boyunca kimseye merhamet etmedim. Nasıl tasfiye edileceğinizi bilemem. Çünkü, yok etmek konusunda bu ülkenin görüp görebileceği en yaratıcı adamlarla karşılaşmak üzeresiniz. Tek bildiğim birer kukla olduğunuz ve kuklacı yok edilmeden bu perdenin kapanmayacağı gerçeği. Kardeş olduğumuz konusuna gelince, biz Habil’in evlatlarıyız. Sizlerse başımızı taşla ezmeye yeminli Kabil’in torunları...”
Bu materyal hakkında henüz bir yorum yapılmamış.
-baunlogo.png?alt=media&token=2b1f50b7-298a-48ee-a2b1-6fcf8e70b387)