Balıkesir Üniversitesi
Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı
Yerel kapak resmi
Yerel kapak resmi

Kuşak çatışması : X ve Z kuşağı üzerine sosyolojik bir çalışma / M. Zeki Duman ; genel yayın yönetmeni, Nevzat Argun ; yayın koordinatörü, Gülfem Dursun ; redaksiyon, Begüm Akcaoğlu.

Yazar: Katkıda bulunan(lar):Dil: Türkçe Seri kaydı: Nobel Akademik Yayıncılık (Yayınları) ; 2473. | Nobel Akademik Yayıncılık (Yayınları). Sosyal ve beşeri bilimler/Sosyoloji dizisi ; ; 160.Yayıncı: Kızılay-Çankaya, Ankara : Nobel Akademik Yayıncılık, 2022Dağıtımcı:Şaşmaz-Etimesgut, Ankara : Atlas Akademik Basım Yayın,Baskı: 2. basım : Aralık 2022Tanım: v, 463 pages : tables ; 22 cmİçerik türü:
  • text
Ortam türü:
  • unmediated
Taşıyıcı türü:
  • volume
ISBN:
  • 9786050330847
Konu(lar): LOC sınıflandırması:
  • HM726 .D86 2022
Özet: Günümüzde çağdaş ve geleneksel toplumların karşılaştığı en önemli sorunlardan birisi de din ve hukukla beraber tarihin en kadim kurumları arasında gösterilen ailenin geçirmekte olduğu değişim evresidir. Özellikle 19. yüzyılda Batı dünyasında sanayileşmeyle beraber meydana gelen büyük çaplı sosyal ve ekonomik değişimler, sadece ailenin geleneksel ve hiyerarşik yapısını dönüştürmekle kalmamış, aynı zamanda kadının, hem bir özne olarak kamusal alana çıkmasını ve dolayısıyla sosyal hayata katılmasını hem de işgücüne katılarak da aile bütçesine katkı sunmasını sağlamıştır. Böylece modernleşmenin ve kapitalist sistemin yarattığı sosyal düzende geleneksel toplumun aile kurumuna ve özellikle de kadına yüklediği rol ve sorumluluklar da değişmeye başlamıştır. Tarım toplumunun geleneksel üretim ve tüketim ilişkisinden koparak kapitalizmin pazar ekonomisine eklemlenen aile kurumu, hem yapısal hem de kurumsal açıdan hızlı bir değişime maruz kalmış ve bu süreç en başta aileyi kuşatan cinsiyetçi rollerin ve inançların ama daha da önemlisi toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin hüküm sürdüğü ve erkek egemen kültürün yeniden üretildiği aile kurumunun sorgulanmasına yol açmıştır. Nasıl sorgulanmasın ki! Aile, bireyin dış dünyanın acımasız koşullarından kaçıp sığınabildiği tek alan olmasına karşın, özellikle kadına yönelik şiddetin, baskının, sömürünün ve istismarın da en çok yaşandığı ve görüldüğü bir yer olmaktan da çıkamamıştır. Patriarkal ideolojinin kuşattığı günümüz ailesinde hâlen hem eril kültür hem de toplumsal baskı had safhadadır. Günümüzde aile kurumu içinde yaşanmakta olan bir diğer sorun da genellikle günlük yaşam pratiklerinde, anne babalar ve çocuklar arasında meydana gelen kuşak çatışmasıdır. Gençlerle yetişkinler arasında yaşanan duygu, düşünce, tutum ve değer farklılıkları, en çok aile içi ilişkilerde ortaya çıkmaktadır. Geleneksel ve dinsel değerlerin gölgesinde büyümüş olan eski kuşaklar, toplumsal düşünüş ve davranış normlarına, yerleşmiş ve kemikleşmiş değer yargılarına sımsıkı sarılarak tutucu bir kimlik ortaya koyarlarken, kitle iletişim endüstrisinin ürettiği popüler kültürün etkisiyle yetişmiş olan yeni kuşaklar ise otoriter ve baskıcı olduğunu düşündükleri aile kurallarına, ebeveynlerinin muhafazakâr dünya görüşlerine karşı çıkmakta ve teknolojiyle sosyalleşerek tüketimci, hedonist ve bireyselleşmiş bir kimlik ortaya koymaktadırlar. Kuşak çatışmasının birçok farklı değişkeni bulunmaktadır. Bu değişkenler arasında en çok öne çıkan ve aynı zamanda bu çalışmanın da temel tezini oluşturan görüş şudur: Farklı dönemlerde ve farklı kültürel değerlerle sosyalleşmiş olan bireyler, gerek duygusal ve düşünsel gerekse de normatif değerlerde ayrışmakta ve farklılaşmaktadırlar. Eski kuşakla yeni kuşağın yaşamdaki temel referans kaynakları farklı olduğu için de doğal olarak olay ve olgulara yaklaşımları da ayrışmakta ve bu ayrışma, günlük pratik yaşamda özellikle aile içinde yetişkinlerle genç kuşaklar arasında somutlaşmaktadır. Kuşak çatışması, kimi zaman aile üyeleri arasında kalp kırıklığı, güvensizlik ve duygusal taşkınlık gibi sonradan telafisi mümkün olmayan sonuçlara da yol açabilmektedir.
Bu kütüphanenin etiketleri: Kütüphanedeki eser adı için etiket yok. Etiket eklemek için oturumu açın.
Yıldız derecelendirmeleri
    Ortalama puan: 0.0 (0 oy)
Mevcut
Materyal türü Ana kütüphane Koleksiyon Yer numarası Durum İade tarihi Barkod Materyal Ayırtmaları
Kitap Kitap Mehmet Akif Ersoy Merkez Kütüphanesi Genel Koleksiyon Non-fiction HM726 .D86 2022 (Rafa gözat(Aşağıda açılır)) Kullanılabilir 067699
Toplam ayırtılanlar: 0

Includes bibliographical references (pages 427-434)

Günümüzde çağdaş ve geleneksel toplumların karşılaştığı en önemli sorunlardan birisi de din ve hukukla beraber tarihin en kadim kurumları arasında gösterilen ailenin geçirmekte olduğu değişim evresidir. Özellikle 19. yüzyılda Batı dünyasında sanayileşmeyle beraber meydana gelen büyük çaplı sosyal ve ekonomik değişimler, sadece ailenin geleneksel ve hiyerarşik yapısını dönüştürmekle kalmamış, aynı zamanda kadının, hem bir özne olarak kamusal alana çıkmasını ve dolayısıyla sosyal hayata katılmasını hem de işgücüne katılarak da aile bütçesine katkı sunmasını sağlamıştır. Böylece modernleşmenin ve kapitalist sistemin yarattığı sosyal düzende geleneksel toplumun aile kurumuna ve özellikle de kadına yüklediği rol ve sorumluluklar da değişmeye başlamıştır. Tarım toplumunun geleneksel üretim ve tüketim ilişkisinden koparak kapitalizmin pazar ekonomisine eklemlenen aile kurumu, hem yapısal hem de kurumsal açıdan hızlı bir değişime maruz kalmış ve bu süreç en başta aileyi kuşatan cinsiyetçi rollerin ve inançların ama daha da önemlisi toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin hüküm sürdüğü ve erkek egemen kültürün yeniden üretildiği aile kurumunun sorgulanmasına yol açmıştır. Nasıl sorgulanmasın ki! Aile, bireyin dış dünyanın acımasız koşullarından kaçıp sığınabildiği tek alan olmasına karşın, özellikle kadına yönelik şiddetin, baskının, sömürünün ve istismarın da en çok yaşandığı ve görüldüğü bir yer olmaktan da çıkamamıştır. Patriarkal ideolojinin kuşattığı günümüz ailesinde hâlen hem eril kültür hem de toplumsal baskı had safhadadır. Günümüzde aile kurumu içinde yaşanmakta olan bir diğer sorun da genellikle günlük yaşam pratiklerinde, anne babalar ve çocuklar arasında meydana gelen kuşak çatışmasıdır. Gençlerle yetişkinler arasında yaşanan duygu, düşünce, tutum ve değer farklılıkları, en çok aile içi ilişkilerde ortaya çıkmaktadır. Geleneksel ve dinsel değerlerin gölgesinde büyümüş olan eski kuşaklar, toplumsal düşünüş ve davranış normlarına, yerleşmiş ve kemikleşmiş değer yargılarına sımsıkı sarılarak tutucu bir kimlik ortaya koyarlarken, kitle iletişim endüstrisinin ürettiği popüler kültürün etkisiyle yetişmiş olan yeni kuşaklar ise otoriter ve baskıcı olduğunu düşündükleri aile kurallarına, ebeveynlerinin muhafazakâr dünya görüşlerine karşı çıkmakta ve teknolojiyle sosyalleşerek tüketimci, hedonist ve bireyselleşmiş bir kimlik ortaya koymaktadırlar. Kuşak çatışmasının birçok farklı değişkeni bulunmaktadır. Bu değişkenler arasında en çok öne çıkan ve aynı zamanda bu çalışmanın da temel tezini oluşturan görüş şudur: Farklı dönemlerde ve farklı kültürel değerlerle sosyalleşmiş olan bireyler, gerek duygusal ve düşünsel gerekse de normatif değerlerde ayrışmakta ve farklılaşmaktadırlar. Eski kuşakla yeni kuşağın yaşamdaki temel referans kaynakları farklı olduğu için de doğal olarak olay ve olgulara yaklaşımları da ayrışmakta ve bu ayrışma, günlük pratik yaşamda özellikle aile içinde yetişkinlerle genç kuşaklar arasında somutlaşmaktadır. Kuşak çatışması, kimi zaman aile üyeleri arasında kalp kırıklığı, güvensizlik ve duygusal taşkınlık gibi sonradan telafisi mümkün olmayan sonuçlara da yol açabilmektedir.

Bu materyal hakkında henüz bir yorum yapılmamış.

bir yorum göndermek için.

Resim görüntüleyicisi'nde görüntülemek için resim üzerine tıklayınız

Yerel kapak resmi
Bizi Sosyal Medyada Takip Edin