Hafıza sanatı / Frances A. Yates ; çeviren, Ayşe Deniz Temiz ; yayına hazırlayan, Özge Çelik, Sadun Sönmez.
Dil: Türkçe Özgün dil:İngilizce Seri kaydı: Metis Yayınları. Edebiyatdışı dizisiYayıncı: Beyoğlu, İstanbul : Metis Yayınları, 2020Baskı: İkinci basım : Mayıs 2020Tanım: 426 pages ; 21 cmİçerik türü:- text
- unmediated
- volume
- 9786053161813
- Art of memory. Türkçe.
- BF381 .Y319 2020
| Materyal türü | Ana kütüphane | Koleksiyon | Yer numarası | Durum | İade tarihi | Barkod | Materyal Ayırtmaları | |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
Kitap
|
Mehmet Akif Ersoy Merkez Kütüphanesi Genel Koleksiyon | Non-fiction | BF381 .Y319 2020 (Rafa gözat(Aşağıda açılır)) | Kullanılabilir | 067611 |
Original title: Art of memory.
Includes bibliographical references and index.
İnterneti, arama motorlarını, dijital kitabı, hatta basılı kitapları unutun. Antik zamanlara kadar geri gidip bunların hiçbirinin olmadığı bir dünya hayal edin. İşte o dünyada insan hafızası bir sanat, bir teknik olarak algılanıyordu; kuvvetli ve eğitimli bir hafıza insan faaliyetleri için yaşamsal öneme sahipti. Antik Yunan’da icat edilen hafıza sanatı önce Roma’ya aktarıldı, oradan Avrupa geleneğine yerleşti. Bu sanat yer ve imgeleri hafızaya nakşetme yoluyla ezberlemeyi amaçlıyordu; bilginin özellikle de dinsel dogmanın aktarılmasında, ezberletilmesinde, yaygınlaştırılmasında ve hatırlatılmasında eşsiz bir yere sahipti. İnsan zihninde yerlerin ve imgelerin düzenlenişi, hemen her zaman insan ruhunun bütünlüğünü doğrudan etkiliyordu. Yates’in, hafıza sanatının Antik Yunan, Ortaçağ ve Rönesans boyunca geçirdiği dönüşümü inceleyen bu klasikleşmiş kitabının estetik, psikoloji, tarih felsefesi, bilimler ve edebiyat alanlarına paha biçilmez katkıları oldu. Bu kitap karşısında akla şu soru gelebilir: Bir akademisyen, bir yazar nasıl bu kadar derin sulara dalabilir? Yates, bu tarihsel anlatıya hayat veren tutkusunu vaktiyle şöyle dile getirmiş: “Rönesans’ın büyüye dayalı veya batıni hafıza sistemleri benim için büyük bir soru işaretiydi. Sonunda, ardındaki itkinin Rönesans Hermetizm geleneği olduğunun farkına vardım. . .geçmişin bu geleneklerini ne kadar anlaşılır hale getirmeye çalışsam da, onlarla aramda her zaman asla ele geçiremediğim bir mesafe kalıyordu. Ama peşi sıra gitmeye devam ettim. ”
Bu materyal hakkında henüz bir yorum yapılmamış.
-baunlogo.png?alt=media&token=2b1f50b7-298a-48ee-a2b1-6fcf8e70b387)