Eğitimde fırsat eşitliği, toplumsal genel başarı ve adalet ilişkisi : PISA projesi kapsamında Finlandiya ve Türkiye deneyimlerinin karşılaştırılması / Volkan Mercik ; tez danışmanı Prof.Dr.Rıza Arslan.
Yayın ayrıntıları:Balıkesir: Balıkesir Üniversitesi, 2015.Tanım: 190 yaprak : tablo ; 30 cmKonu(lar): LOC sınıflandırması:- Tez/ LA Mer 2015
| Materyal türü | Ana kütüphane | Koleksiyon | Yer numarası | Durum | İade tarihi | Barkod | Materyal Ayırtmaları | |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
Tez
|
Mehmet Akif Ersoy Merkez Kütüphanesi Tezler Bölümü | Non-fiction | Tez/ LA Mer 2015 (Rafa gözat(Aşağıda açılır)) | Ödünç Verilmez | 038922 |
Tez (Yük)--Balıkesir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Anabilim Dalı.
Kaynakça var.
Tezin amacı; sosyal ve ekonomik kalkınmaya katkısı olan eğitimde fırsat eşit-liği olgusunun Türkiye’de mevcut olup olmadığını, bireylerin ve toplumun sosyal ve ekonomik kalkınmasına katkı sağlayıp sağlamadığını tespit ede-bilmektir. Bu bağlamda varsa eşitsizliklere dikkat çekebilmek ve bu eşitsizlik-leri azaltıcı politika önerilerinde bulunabilmeyi sağlamaktır. Giriş bölümünde; eşitlik ve eşitlikçilik perspektifinden eğitimde fırsat eşitliği olgusuna yaklaşımlara odaklanılmıştır. Fırsat eşitliği ile eğitsel başarı, Beşeri Sermaye Yatırımı (BSY) ile ekonomi arasındaki etkileşimler PISA projesi bağlamında irdelenmiştir. Ayrıca neo-liberal politikaların eğitsel alana yansı-malarına yer verilmiştir. Çalışmanın amacı ve metodolojisi de giriş bölümün-de ortaya konulmuştur. Çalışmanın birinci ve ikinci bölümleri; tez sorusunun temelini oluşturan eşitlik ve adalet teorileri ile eğitimde sistemik eşitsizliğin tartışılmaya açıldığı bölüm-lerdir. Bu bağlamda çatışma teorisi ve işlevci teori üzerinden meritokratik söy-lemle Türkiye'de eğitsel eşitsizliklerin resmi eğitim sistemi tarafından üretildiği savunulmuştur. Eğitimin toplumsal değişim gücü üzerinde durulmuş ve Türki-ye'de eğitimin sosyal hareketlilik üzerindeki zayıf etkilerine dair bulgulara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde; eğitim sistemi etkinlik/edilgenliğini ölçeklendirmede yetkin bir araç olduğu düşünülen PISA projesi irdelenmiştir. Eğitim kavramına se-mantik (anlam bilimsel) açılım getirilmiş, eğitim kavramında toplumsal algı analiz edilmeye çalışılmıştır. PISA’nın katılımcılar üzerindeki etkileşimi, aka-demik çevreden aldığı eleştiriler ayrıca tartışılmıştır.Dördüncü bölümde ise PISA kapsamında en iyiler sıralamasında yer alan Finlandiya'nın insan hakları, eşitlik ve özgürlük ilkelerini temel alan eğitim sis-temi ile Türk Eğitim Sistemi (TES), Karşılaştırmalı Eğitim Bilimi (Science of Comparative Education (SCE)) baz alınarak karşılaştırılmıştır. PISA 2012 projesinde başarım çıktıları gerileyen Finlandiya'nın yaşadığı sorunlar üze-rinde de durulmakta ve eğitim sistemlerini etkileyen küresel aktörlerin varlığı-na dikkat çekilmektedir. Sonuç olarak; Finlandiya örneğinden çıkarılan sonuç itibarıyla Türkiye'de zo-runlu eğitim sisteminde yapılan nitel ve nicel düzenlemelerin, fırsat eşitliğini sağlamakta yetersiz kaldığı vurgulanmalıdır. Özellikle sosyo-ekonomik koşul-ların yanı sıra bireysel anlak yetilerinin göz ardı edilmesinin, eğitimde adalet ve içerme boyutunda sorunlara yol açtığı görülmektedir. Türkiye'de eğitimde eşitlik ve adalet algıları sadece erişimin sağlanması boyutunda ele alınmak-tadır. Fakat söylemler ve eylemler, sonuçlarla örtüşmemektedir. Çözüm öne-rileri olarak; okullulaşma ve devamlılık oranlarının yükseltilmesi, okul öncesi eğitime verilen önemin artırılması, fırsat eşitliği bağlamında kaliteli eğitime erişimin sosyo-ekonomik durumdan bağımsız kılınması vurgulanmaktadır. Bu bağlamda eğitim finanse edilirken bölgesel farklılıklar göz ardı edilmemelidir. Ayrıca nitelikli öğretmen yetiştirme programlarına ağırlık verilmeli, öğretmen-lik mesleğine verilen toplumlsal değer artırılmalıdır. Toplumun eğitmenlere bakışlarının değişimi sağlanmalıdır. PISA’nın temel kriteri olan Yaşam Boyu Öğrenim (Lifelong Learning (LLL)) erişiminde dezavantajlılara yönelik eşitsiz-likler azaltılmalıdır. Eğitim sisteminde gizli müfredatla meritokratik aktarımın önüne geçilmesi gerekmektedir. Ayrıca velilerin de Halk Eğitim Merkezi (HEM) bünyesinde "çocuk eğitiminde ailenin rolü" konusunda eğitilmesi sağ-lanmalıdır. Eğitim imkânları açısından bölgeler arasındaki farklılıklar azaltıl-malıdır. Bireysel anlak niteliklerinin öğretim ve öğrenim sürecinde dikkate alı-narak, herkesin öğrenme hakkı olduğunun gözetilmesi gerektiği düşünülmek-tedir. Sonuç olarak; eğitimde adaletin sağlanması konusunda daha ciddi ve kararlı bir siyasi irade gerekmektedir.
Bu materyal hakkında henüz bir yorum yapılmamış.
-baunlogo.png?alt=media&token=2b1f50b7-298a-48ee-a2b1-6fcf8e70b387)