000 02298cam a2200325 i 4500
001 38701
008 150826b2015 tu ||||g |||| 000 f tur d
020 _a9786059900126
035 _a(OCoLC)
040 _aBAUN
_beng
_cBAUN
_erda
049 _aBAUN_MERKEZ
050 1 4 _aPL248.A3334
_bH374 2015
100 1 _aAkça, Mehmet Muharrem,
_d1979-
_995365
_eaut
245 1 0 _aHaseki Mahpeyker Kösem Sultan /
_cMehmet Muharrem Akça
246 3 _aKösem Sultan
264 1 _aİstanbul :
_bİskenderiye Kitap,
_c2015
300 _a310 pages ;
_c22 cm.
336 _2rdacontent
_atext
_btxt
337 _2rdamedia
_aunmediated
_bn
338 _2rdacarrier
_avolume
_bnc
490 1 _aİskenderiye Kitap ;
_v33.
_aRoman ;
_v6.
504 _aIncludes bibliographical references.
520 _aArz odasını derin bir ölüm sessizliği kuşatmıştı. Gözler yere bakıyor, diller kilit vurulmuş gibi susuyor, yürekler hırsın, gücün, sarhoşluğun, kan dökmenin günahıyla atıyordu. Turhan Sultan sözlerine devam etti: “Evet, unuttuk. Dünyanın üç günlük olduğunu çok çabuk unuttuk. En azından şimdi hatırlayanlardan olalım. Olalım da kavgalardan, makam hırsından, birbirimize tuzaklar kurmaktan, gizli işler peşinde koşmaktan şeytandan kaçar gibi kaçalım.” Muhafızlar da ağır adımlarla odadan çıkınca Turhan Sultan kalfalara ve kethüda kadınlara cenaze merasimi için gerekli emirleri vermeye başladı. Kösem Sultan’ın cesedi, büyük tahtın yanındaki sedirden alınırken Turhan Sultan, beyaz örtüyü kaldırarak, atmış yaşının iyice eskittiği Nasya Sultan’ın bedenini saran kaşmir renkli elbisesinin içinde büyük validenin morlaşmış tenine ve yüzüne baktı. Nasya’nın uzun saçları, perişan ve dağınıktı, yarı açık menekşe gözleri ise sanki hiç ölmemiş gibi Turhan Sultan’a bakıyor, yine o etkileyici güzellikteki sözleri fısıldıyordu: “Dünya bir gölgelikti oysa ben unuttum!”
600 1 0 _aKösem,
_cconsort of Ahmed I, Sultan of the Turks,
_dapproximately 1585-1651
_vFiction
_925504
650 0 _aTurkish fiction
_98
650 0 _aTurkish literature
_95
830 0 _977019
_aİskenderiye Yayınları ;
_v33.
830 0 _995368
_aİskenderiye Yayınları.
_pRoman dizisi ;
_v6.
942 _cKT
_2lcc
999 _c36361
_d36361