000 04076nam a2200361 i 4500
001 55438
008 200104s2018 tu a b 001 0 tur d
010 _a2019310646
020 _a9786051557267
_q(paperback)
020 _a6051557261
_q(paperback)
035 _a(OCoLC)on1083721941
040 _aSTF
_beng
_cSTF
_dOCLCF
_dOCL
_dDLC
_dBAUN
_erda
049 _aBAUN_MERKEZ
050 1 4 _aBP80.B37
_bS39 2018
100 1 _aSayar, Ahmed Güner,
245 1 0 _aVelâyet'ten Siyâset'e Şeyh Bedreddin /
_cAhmed Güner Sayar.
250 _a2. Basım
264 1 _aBeyoğlu, İstanbul :
_bÖtüken Neşriyat,
_c[2018].
300 _a496 pages :
_billustrations ;
_c22 cm.
336 _atext
_btxt
_2rdacontent
337 _aunmediated
_bn
_2rdamedia
338 _avolume
_bnc
_2rdacarrier
490 1 _aÖtüken yayın nu ;
_v1343.
_aKültür serisi ;
_v781.
504 _aIncludes bibliographical references (pages 479-491) and index.
520 _aAhmed Güner Sayar, bugüne kadar ideolojik ve anakronik bakış açılarının kurbanı olarak gerçek târihin dışında bırakılan Şeyh Bedreddin portresini, temel kaynaklar ve kendi eserlerinin süzgecinden geçirerek bütün berraklığıyla ortaya koyuyor. Bu sayede, iştirâk-i emvâl anlayışının erken temsilcilerinden ve ilkel bir komünizmi va’zettiği söylenen Bedreddin, “İslâm hukûkunun ferdiyetçi mülkiyet ve miras nizâmının kodifikatörü” ve “Osmanlı Hukûkî Muhiti”nin toprakta özel mülkiyeti devre dışı bırakan hesap ve arazi defterlerinden, dolayısıyla toprak rejiminin tiran üreten râiyet statüsünün sebep olduğu sıkıntılardan mustarip Hanefî bir fakih-mutasavvıf olarak karşımıza çıkıyor. Bedreddin, Zeki Velidi’nin tabiriyle devletinin esası şeriat değil “türe” ve “yasak” olan Orhan Bey zamanında doğmaya başlayan “Osmanlı Hukûkî Muhiti”nin genişlettiği örfî hukûkun, Kur’ân hükümlerini ötelemesinden rahatsızdı; zîrâ menâkıbında belirtildiği gibi kendisi, her işi “zühd ile takvâla” olan bir hukuk adamıydı. Onun çilesi, Oruç Beğ’in tabiriyle fetvâyı koyup takvayı kaldıranların, Ahmedî’nin “Din nedürür, şer’i tahrir ettiler” diyerek tanımladıklarının zamanında, İslâm hukûkunu ‘taklid’den ‘ictihâd’a götüren, Batılıların “magister dixit” tabir ettiği “kaal-el-üstâzû” anlayışının dışında, kendi görüş ve reyine göre hüküm verebilen çağdaş bir hukûk öğretisinin ilk kıvılcımı olarak parlamasından kaynaklanıyordu. Ahmed Güner Sayar, Bedreddin’e atfedilen panteizmi ve eserlerinden habersiz tenkitçileri tarafından üzerine yapıştırılan dindışı ve âsî etiketlerini, hakîkati yansıtmayan türlü sapmaları, başta Vâridât olmak üzere, bu büyük Türk mütefekkirinin kendi eserlerine tevcihle cevaplıyor. Böylece Bedreddin, önderi ve yürütücüsü olmadığı bir isyanın ağında berrak bir zihin temriniyle değerlendirilerek iktisadî, dinî ve siyasî görüşleriyle anahatları çizilen bir portre halinde belirginleşiyor. Bu kitapta, “Peygamber’in şerîatının baş güneşi, Mustafa yolunun Bedr’i, Muhammed’e mensup hakîkatin mazharı, ulaşan ve ulaştıran irşad ıssı kişilerin övüncü, Hakk’ı bir bilen arif ve gerçeği gerçekleştirmiş erlerin seçkini, olgunluğa erenlerin en olgunlarının olgunu, gerçek ve yakîyn mertebesine varanların en ileri olanı, Allah’a mensup âlimlerin, ilimde samimiyet ve gerçeğe varanların sultanı, Hakk, şerîat ve takvâ ve dînin Bedr’i”nin, Fetret Devri gayyası içinden yükselen sarsıcı çığırına tanık olacaksınız. [arka kapak]
600 0 0 _aBedreddin,
_cŞeyh,
_d1358?-1420.
_948709
650 0 _aMuslim scholars
_zTurkey
_vBiography.
650 0 _aSufism
_zTurkey
_vEarly works to 1800.
651 0 _aTurkey
_xHistory
_y1288-1453.
830 0 _91644
_aÖtüken Neşriyat (Yayınları) ;
_v781.
830 0 _91816
_aÖtüken Neşriyat (Yayınları).
_pKültür serisi ;
_v781.
942 _2lcc
_cKT
999 _c65154
_d65154